7 Maddede Wattpad okur ve yazarlarının anlaması gerekenler!

Şayet bu bloğu ve bu yazıyı okuyorsanız Wattpad'in  az çok hakimsiniz demektir. Bazıları sadece Wattpad'de yazan insanlar için değil, tüm kitap sektörü için de geçerli olan yedi adet madde sayacağım. Bu maddelerin her biri günümüz yazarlarının reşit olmayan kitleye romantize ettiği ancak gerçek hayatta asla şakaya gelmeyecek durumları içermektedir.

Ne gereği var, diye düşünebilirsiniz. Düşünmeyin. Bir okur veya bir yazarsanız şayet mutlaka okurlar arasındaki sosyal medya üzerinden yürütülen kavgalara denk gelmişsinizdir. Bu kavgaların büyük çoğunluğu şeref meselesi hâline getirilen kitap ve karakter savunuculuğundan ortaya çıkmaktadır. Okurların çoğu ne yazık ki bir kitabı kusurları ile sevmekten çok uzak. Sevdikleri bir kurguya toz kondurmak istemeyen insanlarla karşılaşmanız fazlasıyla olası. Ancak bu sevgi bazılarında o kurgunun sunduğu her şeyi aldım kabul ettim misali sahiplenmeyi de beraberinde getiriyor. Bu durumda kusurlar veya kusur olarak adlandırdığımız romantize edilemeyecek durumların üstü kapatılıp, geçersiz sebeplerle meşrulaştırılıyor. Ne yazık ki bunu yapanlar azınlıkta değil ve okurlar arasında bu tür okurlara verilen isim “toksik okur”dur. Tabii ki toksik okur dediğimiz şey bundan daha fazlası ama bize ilgilendiren tanımlardan biri şu an için bu. Bir kurguya aşırıya kaçan fanatiklik besleme durumu olarak da tanımlanır ve diğer okurlarla sıkça çatışır, kurgularına laf söyletmek istemezler.

İşte bu durumda söz konusu kitle yazarın bilinçli ya da bilinçsiz fark etmeksizin aşıladığı ya da normal gösterdiği pek çok şeyi tıpkı anlatılan gibi normal ve olağan kabul eder. İşte bu durumda onlara doğruları anlatmak ve yol göstermek için biz devreye girmeliyiz. Çünkü bu durum hafife alınacak bir durum değil. Henüz kendi fikir ve ideolojisi şekillenmemiş bireylerin zihinleri bu tip içeriklerle doldurulursa bu gelecekteki zaten çürümüş olan toplum yapımızı daha da kötü etkileyecektir.


O zaman sizi maddelerle birlikte baş başa bırakayım. Bunların ilk aklıma gelenler olduğunu da belirtmekten geri durmayayım.

1) Katiller Güzellenemez!


Görseller kısa birer özet olsa da duruma açıklık getirelim. Günümüzde mafya kurgularını arasanız her yerde bulursunuz. Buna ek olarak elleri silah tutan, kendi adaletlerini kendileri sağlayan karakterlere de elbet rastlamışsınızdır. Çoğunlukla kadınlara dokunmayan, çocukları öldürmeyen gibi kalıplarla size sunarlar ve sevdirmeye çalışırlar. Kabadayılık yapar, racon keserler. İnsanlık suçu işleyenlere merhamet mi göstersinler diyecek olursanız elbette ki hayır. Ancak şu bir gerçek ki günümüz dünyasında can alma eylemi o kadar basit bir eylem hâline geldi ki kimse güvende değil. Kimse korkmuyor, sebep aramıyor; canının istemesi, anlık bir sinir kırıntısı bile yetiyor bu eylemi gerçekleştirmek için. Diziler, filmler ve kitaplar da bu konuda yardımcı olmuyor çünkü “vicdan azabı” denen şey, mevzu adam vurmaya gelince nedense kurgularda sessizliğe gönülüyor. Karakterler vicdan azabından yoksun, yaptığından zevk alan, bu işi artık kolayca yapabilen insanlara dönüşmüş durumda.

Can almak kimsenin hakkı değildir. Can kıymetlidir. Can, sadece o kişinin canı değil, başka insanların canından fazlası olabilir. Aldığınızda yiter. Birinin canı, başkasının umudu, hayatı, sevgilisi, çocuğu, babası, annesi, tek sığınağı olabilir. Bu durumda siz fark etmezsiniz ama can aldığınızda bir insanı değil, o insanın bu hayata kattığı, bu insanın bu hayatta edindiği her şeyi onunla birlikte öldürmek demektir. İşte bu yüzden aldığınız şey her zaman bir candan daha fazlası olacaktır. Bu kadar basite indirgenmesine müsaade etmeyin. Okumayın diyemem elbette. Lakin kendi fikir ve ideolojinizi yakalayana dek ertelemeniz sizin için en sağlıklısı olacaktır.

2) Psikolojik Sıkıntıları Olan Erkeği İyileştirmek Kadının İşi Değildir!


Psikologların ortaya çıkış nedeni, ruhsal hastalıklarınızı iyileştirmektir. Psikoloji bozukluğu hafife alınacak bir durum değildir ve bazen söz konusu bozulan psikolojimizi düzeltmek için yardıma ihtiyaç duyarız. Bu yardımı bize verebilecek uzmanlar psikologlar ve psikiyatristlerdir.

Elbette ki birbirini seven, birlikte bir yola çıkmak isteyen insanların çıktıkları yolda birbirlerinin yaralarını sarmaları yanlış değildir. Tam aksine doğrudur. Ancak her şeyin bir DUR noktası vardir ya hani. İşte o noktayı bilmek gerekir. O nokta söz konusu kişinin dadısı olmaya başladığınız andır. Krizlerine iyi gelmek, öfkesini yatıştırmak, nefesini düzene sokmak, çevreye olan davranışları konusunda tetikte olup onu yönlendirmek, bu süreçte size karşı olan davranışlarını göz ardı etmek sizi söz konusu kişinin dadısı konumuna sokar ve sağlıklı değildir. Dediğimiz gibi bunun için psikologlar var. Bu görev bir kadına yüklenmemesi gereken, hatta tam tersi durum da bir erkeğe de yüklenmemesi gereken bir durumdur. Kitaplarda bu durum sürekli kadının görevi olmalıymış gibi lanse ediliyor. Kanmayın. O kurgudan uzaklaşın. Çünkü öyle değil ve olmamalı.

3) Romantize Edilen Sapıklıklara Karşı Dikkat!


Bence açık ama ufak da olsa değinelim. Görselde yazan söz konusu durum açık açık bir asker kurgusuna göndermedir. Severek başladığım ama bir noktada erkek karakterin zihniyetine karşı hoş olmayan sözler söylediğim bir kitaptır kendisi. Alp Aslan Şahin sana gelsin bu kardeşim. Onsra'yı tam bitiremedim o yüzden şimdilik sana saydıracaklarımın bir kısmından kurtuldun.

Konuya dönersek, bu durum sadece tek bir kitaba özgü değil ne yazık ki. Bu tip davranışlar sergileyen erkek karakterlere karşı yazarlar sizi öyle iyi manipüle ediyor ki normal karşılıyorsunuz durumu. Bir kadının özel alanına izinsiz girmek, onu uyurken ondan izin almadan izlemek, üstüne bir de sigara yakmak ve sabaha kadar kadını dikizlemek sapıklıktır ve taciz suçudur. Görselde karakterler adı konulmuş hır ilişki içinde değilse diye belirtilimiş ama aksi durumda olsa bile birinin özel alanını istismar etmek suçtur, suç kalacaktır. Romantik değildir.

4) Sempatik Erkekler Henüz Kapatılmadı


Görüyorsunuz. Anlatmaya gerek yok. Şöyle olmuş, böyle olmuş falan yok. Konuşmuyorum. Bence açık bir şekilde kendimi ifade etmişim. Şu anda popüler edilen o erkekler sizinle dalga geçmek gibi olacak ama asla sahip olamayacağınız, hatta bazısını gerçek hayatta tanısanız sahip olmak bile istemeyeceğiniz insanlar. Ağlayarak günlüğünüze yazabilirsiniz. Yazdığınızı bana da gönderin ama.

5) Beyaz Atlı Prensler Hiç Gelmeyecekler!


Bunun da yeterince açık olduğundan eminim. Beni sinirlendiren kısım, bu yazarların her biri “prensesi hep prens kurtarır çünkü o masalları erkekler yazdı” diyecek insanlar olmalarına rağmen kadın karakterlerine yaşattıkları şeyin ironisi der susarım. Beyaz atlı prensler hiç gelmeyecek sevgili dostlar. Bunu sakın unutmayın. Asla bir prens beklemeyin.

6) Asker Kurgusu Değil, Karakterleri Asker Olan Kurgular Yazıyorsunuz


Bir kitabın baş karakterinin ya da yan karakterlerinin asker olması o kurguyu asker kurgusu yapmak için yeterli bir sebep değil. Operasyonların olması bile çoğu zaman yeterli bir sebep olmuyor. Çoğunuz ana karakteri asker olan romantik kitaplar yazıyor ya da okuyorsunuz ve bunun farkında bile değilsiniz. Ancak bu konu üzerinde durmak istediğim konulardan hırı değil, diğerlerinin aksine. Çünkü yazan memnun okuyan memnun. Kime ne deseniz haklısınız. Bazıları bu türün böyle oyuncak edilmemesi gerektiğini savunuyor. Saygısızlık olarak görüyor. Bu yüzden bunu ekleme gereği duydum. Bu elbette ki hiçbir kurgu asker kurgusu değil, demek değildir.

7) Problematik Erkeklerin Çoğu Saplantılı Aşıklardır


Gurur Kalender. Seni de Alp Aslan'ın yanına alalım kardeşim. Kıyas yapmıyorum şimdi yanlış anlamayın. Alp Aslan elbette ki daha iyi bir seçenek gibi duruyor lakin mevzu erkekleri yarıştırmak değil, bugünün okuru olan ve yarının kadınları olacak genç kızları bu tip erkeklerden korumaktır. Yoksa Alp Aslan'ı da bana kalırsa tercih etmeyin. Onsra'yı bir ara bitirebilirsem neden ona kıl olduğumu ama buna rağmen nedensiz bir sevgi beslediğimi paylaşacağım ama şimdi konuya dönelim.

Problematik erkekler sıkça kurguların malzemesi olurlar. Sebebi muhtemelen dram yaratma potansiyellerinin yüksekliğidir. Açıkça konuşayım arkadaşlar. Hiçbir yazarın şu ana kadar yergide bulunduğum erkek karakterlerle sevgili olacağını düşünmüyorum. Hatta yolda görse birçoğu kendi karakterine benzeyen birini, inanın ki yolunu değiştirir. O tarafa bakmaz bile. Bu karakterlerin çoğu (bunun gerçek olduğuna inanıyorum) yazarlardan çok sınırlı şey alıyorlar. Yazarların ideal erkekleri değiller, görüşleri veya bakış açılarını yansıtmıyorlar. E peki bu karakterler ne o zaman, neden yazarlar bunları yazıyor derseniz…

Bilmiyorum. Bilen söylesin tartışalım. Aslında bir şeyler geliyor mesela bir proje oldukları yönünde abartılı bir teori. Öyle değilse bile aksini hissettirmediler. Üzgünüm.

Yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Elimden geldiğince yedi maddede size dayatılan romantize edilemez gerçeklerden söz etmeye çalıştım. Yer yer Alp Aslan'a ve Gurur'a da sallamış olsam da okurken sıkılmadığınızı umut ediyorum.

Bir sonraki yazımızda sizi tekrar görmeyi umuyorum.

Yorumlar